21. Yüzyılda Liderler İçin Gerekli Beş Olmazsa Olmaz Beceri

download21. yüzyıl hem çalışanlar hemde liderler için pekçok yeni zorluklar sunmaktadır. Birbirine bağlı, hızlı hareket eden bir dünyada, bilişsel esnekliği, strese toleransı ve farklı düşünmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Teknoloji bizi daha etkili hale getirsede, liderlik için yeni teoriler,

güven ve uzun vadeli ilişkilerin kurulmasının önemini vurgulamaktadır. Rekabetçi bir dünyada, risk almaya hazır, ilham veren, motive eden ve küresel sorunları ele almak için yeni stratejik ortaklıklar

kurmakabilen orjinal fikirlere sahip liderlere ihtiyaç duymaktayız.

Bunun için, liderlerin psikoloji ve bilişsel bilim alanında olan becerilerini kullanmaları gerekmektedir.

Aşağıdaki makalede, bir psikoloğun bakış açısıyla bu yeni iş dünyasında başarılı olmak için gerekenle anatılmaktadır.

1. Benzersizlik Kat

“Yararlı olanı özümse, yararsızı reddet, özellikle sen olanı ekle”

– Bruce Lee

Aynı şeyi söyleyen o kadar çok insan var ki. Öne çıkmak için, orijinal olmak zorundasınız. Orijinal olmak, duyduğunuz ya da okuduğunuz konular üzerinde düşünmek ve bunlara gerçekten zaman ayırmakla başlar. Bu anlatıla

n hikaye veya araştırma bulgusunun, sizin çözmek istediğiniz sorunlarala ilgisi nedir?

  • Bir alandaki bilgileri veya farklı disiplinlerden gelen fikirleri sentezleyerek bir başka alanda uygula
  • Konu hakkında farklı bir hikaye anlat; Kendi yaşam ve çalışma deneyimlerinle özdeşleştir.
  • Kilit kavramların iletişimi veya bir soruna yaklaşım için yeni ve yaratıcı yollar geliştir
  • Bir teori veya operasyonel sistem içindeki fazlalıkları kes; onu geliştirmek için yeni öğeler ekle
  • İnsanlara ilham veren orjinal bir bakış açın olsun

2. Etkili Çalışmak

“Etkinlik işleri doğru yapmak; etkililik ise doğru işleri yapmaktır”

– Peter Drucker

Konu, işi çabuk yapmak ya da kısa sürede çok işi bitirmek değil. Bir dizi meşkuliyeti yapmak yerine zamanınızı, bir vizyon oluşturmak, öncelikleri ve hedefleri belirlemek için kullanın. Yaptığınız Acil ve önemli işler arasında bir denge kurun.

  • Kısa ve uzun vadede, ekibinizin/kuruluşunuzun ele alacağı zorluklar nelerdir?
  • Bu zorlukların aşılmasında hangi benzersiz katkıda bulunacasın?
  • Potansiyel hangi engellerle karşı karşıya kalabilirsin ve bunları nasıl aşmayı düşünüyorsun?
  • Bu yeni hizmet/teknolojileri en iyi şekilde sunmak ve desteklemek için hangi beceri ve kaynaklara ihtiyacın var?
  • Ekibin, diğer çalışanlarının daha verimli olması hemde Müşterilerin ürün / hizmetlerden en iyi şekilde yararlanması için ne tür destekler sağlayabilir?
  • Bazen doğru işleri yapmak ekin olmayabilir. Müşterilerinin ve çalışanlarının güvenini kazanmak zaman ve kaynak tüketir, ancak uzun vadede istikrar ve etkil olmayı sağlayacaktır.

    3. Dirençli Ol

“Yedi kez düş, sekiz kez ayağa kalk” – Japon Atasözü

Doğrusu şu ki herkes hata yapar. Hedefleriniz ne kadar büyükse hatalarınız da o kadar çok olacaktır. İnovatif olmak demek yeni şeyleri denemek, kimsenin daha önce gitmediği yerlere gitmek demektir. İşleri her zamanki gibi yapmak kolay olandır ve uzun vadede etkiniz az olacaktır. Uzun vadede kalıcı ve unutulmaz bir etki yaratmak istiyorsanız, stratejik riskler almalısınız ki bu da bazen başarısız olmak ya da işleri berbat etmek anlamına gelebilir. İşin anahtarı öz güvendir. Genellikle bu da önceki başarılardan gelir. Yeni bir işi ilk kez yapıyor bile olsanız önceki başarılarınızı ve size bu başarıyı getiren özel yetkinliklerinizi düşünün.

  • Eğer görevine ve yeteneklerine inancın varsan, başarısızlık sadece geçici bir yan yola sapmadır.
  • Çoğu hatalarda bir veya birden fazla dersler vardır. Başarısızlığa olan katkını kabul et ve o konu hakkındaki düşünceni değiştirmeye hazır ol.
  • Başkalarını dinle ve onlarla işbirliği yap, ancak kendi sesini ve hedeflerini bastırarak değil.
  • Kaybettiğin bir rüya için üzülmek, olanları düşünmek ve yeniden toparlanmak için kendine zaman tanı.

4. Değişimi Kucakla

“Girişimci her zaman değişimi arar ona tepki verir ve bir fırsat olarak kullanır.” – Peter Drucker

Bizler teknolojinin, coğrafyanın ve ekonominin hızla değiştiği bir ortamda yaşıyoruz. Eski formüller artık geleceği öngörmemizde yardımcı değiller. İnsan beyni ve genom hakkındaki yeni bilgiler, dünyayı yeni radikal yollarla görmemize yol açmaktadır. Mobil teknolojileri dünyanın küçülmesine ve daha önce hiçbir sesi olmayanların bilgi bileşenlerine ulaşımını artırmaktadır. Bu değişimler ve gelişimler, pek çok zorluklar yaratmakta, ama aynı zamanda yeni fırsatlara da kapı açmaktadır.

  • İnsan beyni, değişime direnir çünkü onu bir tehdit olarak görür.
  • Beynin değişime karşı doğal, korkuya dayalı, muhafazakâr eğilimlerine karşı koyabilmek ve değiştirmek için iyimser bir tutuma odaklanmak önemlidir.
  • Bu değişen ortama, denenmiş, gerçek yetkinlikler ve güçlü yanlarının nasıl uyarlanacağını düşünün. Değişim hangi yeni ihtiyaçlar oluşturuyor?
  • Değişimin sende yarattığı duygu ve düşüncelerini dikkat al.

5. Ayakların Yere Bassın

“Öğreteceğim sadece üç şey var. Sadelik, sabır, şefkat: Bu üçü senin en büyük hazinendir” – Lao Tzu

Başarılarınızdan dolayı, egonuzun dikkatinizi dağıtmasına izin vermeyin. Başarı sizi ne vazgeçilmez nede diğer insanlardan daha üstün yapar. Herkesin katkıda bulunduğu şey vardır ve tümü saygıya layıktır. Aynı şekilde istenen sonuçlara ulaşamadığınızda da yerleşik peşin hükümlerinizi gözden geçirmeye ve ince ayar yapmaya hazır olmalısınız. Sürece sabır göstermelisiniz. Sonuçlar zaman alabilir. Yeni beceriler öğrenmek için zaman ve kaynak yatırımı yapmak, ortaya fikirler koymak ve onların kök salmasını beklemek gibi süreçlerden geçmeniz gerekebilir.

Bu stratejileri uygulayarak, güçlü yanlarınızı ve uyumunuzu, işinize olan tutkunuzu, başkaları ile ortak kazanç için çalışmayı, ve stratejik davranmayı optimize etmenize yardımcı olacaktır. Eski iş modelleri daha çok güç ve egemenlik üzerinde dururken yeni iş modellerinde daha çok vizyon, odak, iletişim, bilişsel esneklik, özgünlük ve ortaklık konularına eğilmektedir. Dünya tek başına başarılı olmak için çok karmaşık bir yer olmaya başladı. Küçük yada büyük organizasyonlarda başarılı olmak için, aynı değer ve hedeflere ancak faklı becerilere sahip kişilerle, anlamlı ve güvenilir ilişkiler kurmak zorundayız.

  • Her zaman ön planda işinin anlamını tutun. Yaptığını neden yapıyorsun? Başkalarının hayatlarını iyileştirmek için hangi katkıda bulunmak istiyorsun?
  • Hayatında, doğa, sağlık, dostlar, iş arkadaşları ve aile gibi basit şeylere değer ver. Bular seni zor zamanlarda ayakta tutacak şeylerdir, bu yüzden onları sürekli beslemeyi unutma.
  • Sürekli öz-farkındalığı uygulayarak, kendin ve başkaları için merhametli olmayı öğren. İşin büyük bir bölümü ilişkilerdir. Eğer mütevaziliği, sevecenliği, açıklığı ve takım oyunculuğunu dışa yansıtırsan, insanların seninle çalışmaya yada seni takip etmeğe daha istekli olacaklarını göreceksindir.
  • Çok çalış ama bir makine gibi değil. Yaşam bir maratondur kısa mesafe koşusu değil. Bu yüzden enerjini akılcıl kullan ve ne zaman ikmal yapman gerektiğini bil.
  • Tanınma, bir grubun parçası olma, güç, saygı gibi seni sürükleyen temel ihtiyacın olabilir. Bu itiyaçlarını ne kadar anlar ve tanımlarsan, yaptığın işlere o kadar az engel olurlar.

Bu stratejileri uygulayarak, güçlü yanlarınızı ve uyumunuzu, işinize olan tutkunuzu, başkaları ile ortak kazanç için çalışmayı, ve stratejik davranmayı optimize etmenize yardımcı olacaktır. Eski iş modelleri daha çok güç ve egemenlik üzerinde dururken yeni iş modellerinde daha çok vizyon, odak, iletişim, bilişsel esneklik, özgünlük ve ortaklık konularına eğilmektedir. Dünya tek başına başarılı olmak için çok karmaşık bir yer olmaya başladı. Küçük yada büyük organizasyonlarda başarılı olmak için, aynı değer ve hedeflere ancak faklı becerilere sahip kişilerle, anlamlı ve güvenilir ilişkiler kurmak zorundayız.

—-

Photo: By Cristian Baron

Reklamlar